KÜÇÜK SÖZLER ATÖLYESİ  ·  9. DERS  ·  SEKİZİNCİ SÖZ

Aynı kuyu, aynı arslan, aynı ejderha. Biri azapta, biri bahçede.

Bu cümleyi tahtaya yazın ve silmeyin. Ders boyunca cevabı aranacak soru budur: ne değişti?

Temsil

Açılış soruları sorulur, cevaplar düzeltilmeden alınır. Sonra metin sadeleştirmeden okunur. Zor kelimeye dokunulunca anlamı açılır.

Açılış soruları

Aynı olayı yaşayan iki insan niçin iki ayrı hâl yaşar?

Bir yolun nizamı var diye o yol dar mı olur?

Korku ile merak arasında ne fark var?

Sekizinci Söz — dört durakta okuma

Öğretmen notu

Metin kitaptan okunur. Bu Söz uzundur; dört durağa böldüm. 2. ve 3. durağı iki ayrı öğrenciye okutun — bedbaht kardeşi bir ses, bahtiyar kardeşi başka bir ses. İki sesin farkı, dersin yarısını kendiliğinden kurar.

4. durakta kesik çizgili “burada durulabilir” işareti var. Süre sıkışırsa oradan sonrası (ejderha ağzı ve arslanın dönüşmesi ile elhasıl kısmı) kapanışta okunur.

Dikkat: metinde ecel, kabir, ejderha ve azap üzerine ağır tasvirler var. Sınıfta yakın zamanda kayıp yaşamış bir öğrenci olabilir. Metni okuyun ama kimseden kendi kaybı üzerinden konuşmasını istemeyin; zorlanan bir öğrenci fark ederseniz dersten sonra sakin bir şekilde ilgilenin, gerekirse rehberlik servisine yönlendirin.

Metinde iz sürme

Siz açıklamayın; yalnız sorun. Önce sınıfa sorun, cevap gelsin; sonra dokunup metnin kendi karşılığını gösterin.

Temsildeki unsurlar ve hakikatteki karşılıkları

Sorular

Öğretmen notu

Eşleştirmeyi kapalı hâlde sorun. Bu Söz’de de karşılıkları metnin kendisi tek tek sayıyor; öğrencinin işi tahmin etmek değil, bulmak.

İkinci soru dersin eksenidir: iki kardeş aynı şeyleri gördü. Metin farkı manzarada değil, huyda ve zanda buluyor: “güzel Ahlâkı, ona güzel fikir vermiş.” Bu cümleyi öğrenci bulana kadar ilerlemeyin.

Hüsn-ü zan mı, sû-i zan mı?

Her fişte tek soru var: bu cümle hüsn-ü zan ile mi kurulmuş, sû-i zan ile mi?

Hüsn-ü zan, korkuyu inkâr etmek değildir. Metinde bahtiyar kardeş de korktu: “Korktu, fakat biraderi kadar korkmadı.” Arslan da ejderha da yerinde duruyor; kuyu aynı kuyu. Değişen, gördüğünü nasıl okuduğu.

Metin farkı bir ruh hâline değil, ahlâka bağlıyor: “güzel Ahlâkı, ona güzel fikir vermiş ve güzel fikir ise, ona her şeyin güzel cihetini gösteriyor.” Ölçüyü de bir hadîs-i kudsî ile koyuyor: “Kulum beni nasıl tanırsa, onunla öyle muamele ederim.” Ve hükmü açıkça yazıyor: “Fenalığı kendinden, iyiliği Allah’tan bil.”

Henüz fiş okunmadı.

Öğretmen notu

Fişlerin dördü metnin kendi cümleleridir. Öğrenci işaretledikten sonra “bu cümle metinde hangi kardeşin ağzından çıkıyor?” diye sorun; cevabı fişin kendisi versin.

Sû-i zan fişlerini bir öğrenciye yakıştırmayın, tahtada bir metin parçası olarak ele alın. Bu fişler bir teşhis değil, düzeltilecek bir okuma örneğidir.

Muhakeme

Bu aşamada itiraz hakkı kullanılır. İtirazı bastırmayın; metne götürün.

Öğretmen notu

Birinci soru bu dersin en sık kaçırılan noktasıdır. Metin “güzel düşün, rahat edersin” demiyor; bahtiyar kardeşin gördüğüne hakikat, bedbaht kardeşin gördüğüne evham diyor. Yani mesele moral değil, doğru okuma.

İkinci soruda hükmün iki yarısını ayrı ayrı sordurun: fenalık niçin kendinden, iyilik niçin Allah’tan? Metnin muvazenesi bu iki yarının üstüne kurulu.

Ağacın başı

Kuyudaki ağaç bir tanedir ama başında binlerle ağacın meyveleri vardır. Herkes bugününden bir nimet söyler; nimet ağaca asılır.

kuyunun ağzı iki kök

Ağaçtaki nimet: 0

Öğretmen notu

Nimetler küçük ve somut olsun: bir bardak su, bir selam, sabah uyanmak. Büyük ve genel cevaplar (“sağlık”, “hayat”) etkinliği soyutlaştırır; küçük olan daha çok iş görür.

Etkinliğin sonunda metnin kendi cümlesini hatırlatın: meyveler numunedir, “tatmaya izin var, tâ asıllarına talib olup müşteri olsun. Yoksa, hayvan gibi yutmaya izin yoktur.” Nimeti saymakla nimeti okumak arasındaki fark burada duruyor.

Ekran mecburi değil; tahtaya da yazabilirsiniz. Ekran, ağacın tek olduğunu ve meyvelerin çokluğunu göz önünde tutmak için var.

Hayata indirme

Kapanış soruları ve tefekkür ödevi. Herkes yazar; okumak gönüllüdür.

Bugün hangi hâdiseye bedbaht kardeş gibi baktınız?

Yarın hangi hâdiseyi bahtiyar kardeş gibi okuyacaksınız?

Tefekkür ödevi

Bugününüzden bir olay seçin; onu iki cümleyle yazın — biri sû-i zan ile, biri hüsn-ü zan ile. Sonra hangisinin metne uyduğunu işaretleyin.

Gelecek ders

10. Ders — Dokuzuncu Söz: namazın beş vakte tahsisinin hikmeti.

Öğretmen notu

Kapanış cümleleri not verilerek değerlendirilmez; kâğıtlar öğrencinin kendisinde kalır.

4. durağın işaretten sonraki kısmını okuyamadıysanız burada okuyun. Metnin “Elhasıl” ile başlayan son paragrafı, dersin kapanış cümlesi olmaya en uygun yerdir.

Metin: Bedîüzzaman Said Nursî, Sözler — Sekizinci Söz. Metin, proje klasöründeki Sözler nüshasından sadeleştirilmeden ve eksiltilmeden alınmıştır; Arapça ibarelerin meali eklenmemiştir. Kelimelere dokununca çıkan açıklamalar yalnızca sözlük karşılığıdır, metnin parçası değildir.

Ders planı: Küçük Sözler Atölyesi, 3. Ünite — Kâinatı Okumak ve Sentez, 9. Ders (40 dk).

Kodlar: SDB2 İş birliği; SDB1 Kendini tanıma · D5 Duyarlılık, D7 Estetik · OB4 Görsel Okuryazarlık.

Materyal: Küçük Sözler kitabı, fiş kartları, tahta.