Temsil
Açılış sorularıyla sınıfı ikiye ayırın, sonra metni sadeleştirmeden okutun. Zor kelimeye dokunulunca anlamı açılır; cümle olduğu gibi kalır.
Açılış soruları
Dünya mı insanı etkiler, insanın dünyaya bakışı mı?
Aynı manzaraya bakan iki insan niçin iki ayrı şey görür?
Bir olayın kendisi ile o olayın manası aynı şey midir?
İkinci Söz — üç durakta okuma
Öğretmen notu
Açılış tartışmasında taraf tutmayın ve cevabı söylemeyin. Metin zaten cevabı veriyor; sınıf onu metinde bulmalı.
Metin kitaptan okunur. İkinci Söz’ün iki tasviri uzundur; 2. durağı tek öğrenciye okutmayın, hodbin kısmını bir öğrenci, hudâbin kısmını başka bir öğrenci okusun. İki ses, iki nazarı duyurur.
Altın renkle işaretli cümleler dersin kilit cümleleridir; okurken vurgulayın ama şimdi açıklamayın. Açıklama 2. ve 3. aşamada sınıftan gelecek.
Metinde iz sürme
Siz açıklamayın; yalnız sorun. Her cevaptan sonra “metnin neresinde?” diye sorun ve “Metinde göster” ile yerini açın.
Öğretmen notu
Bu dersin en kritik aşaması budur. Öğrenciler kolayca “biri karamsar, biri iyimser” demeye kayar. Metin bunu söylemiyor: hodbinin gördüğüne vehim, mü’minin gördüğüne hakikat diyor. Bu ayrımı öğrencinin kendisi metinden bulana kadar ilerlemeyin.
Dördüncü soru mana-yı ismî ile mana-yı harfî ayrımını kurar. Cevabın anahtarı metindeki “birer şirin kitabıdır” ifadesidir: kitap kendisi için değil, yazarı için okunur.
Olay mı, olayın manası mı?
Her fişte iki soru var: bu, olayın kendisi mi yoksa olaya verilen mana mı? Mana ise hangi nazarla verilmiş?
Harfî nazar iyimserlik değildir. İyimser, kötü olana “iyi” der. Harfî nazar ise olana “kimden geldi, neyi gösteriyor” diye bakar. Metin de hodbinin gördüğüne “vehim”, mü’minin gördüğüne “hakikat” diyor — yani mesele moral değil, doğru okuma.
Cümlenin dilinden anlama ölçütü:
- Cümle eşyada mı bitiyor, yoksa bir başkasını mı gösteriyor?
- Fiilin gerçek fâili kim? “Gönderilmiş”, “vazife görüyor”, “ihsan ediliyor” — hepsi bir fâil ister.
- Cümleden eşyayı çekince geriye bir haber kalıyor mu?
Henüz fiş okunmadı.
Öğretmen notu
Üçüncü fiş (“Demek eksiğim burada; buradan çalışacağım”) sınıfta en çok tartışılacak olandır ve dikkatli işlenmelidir. Tek başına bu bir motivasyon cümlesidir, harfî değildir. Harfî olması, sonucun bir haber, bir ikaz olarak okunmasına bağlıdır: “bana gösterildi” diyebiliyorsa harfîdir, sadece “kendimi geliştiririm” diyorsa hâlâ ismîdir. Bu farkı sınıfa mutlaka açın — yoksa ders kişisel gelişim dersine döner.
İkinci fiş (“Demek ben hiçbir işe yaramıyorum”) yanlış bir okumanın örneğidir, bir teşhis değildir. Öğrenciyi o cümlenin sahibi gibi konuşturmayın; cümleyi tahtada bir metin parçası olarak ele alın.
Yanlış işaretleyeni düzeltmeyin; “bu cümle kime bakıyor?” diye sorun ve ölçütlere dönün.
Muhakeme
Bu aşamada itiraz hakkı kullanılır. İtirazı bastırmayın; metne götürün.
Öğretmen notu
İkinci soru bu dersin en sık kaçırılan noktasıdır. Metne göre gerçeği görmezden gelen taraf mü’min değil, hodbindir: hudâbin adam ona “gerçeği görme” demiyor, “perde kalksın da hakikati görebilesin” diyor. İtirazı bu cümleyle karşılayın.
Birinci soruda öğrencinin acısını inkâr ettirmeyin. Metin acıyı yok etmiyor; mü’min de cenazeyi görüyor, ama onu “ruhsuz müthiş cenaze” olarak değil “terhisat” olarak okuyor. Olan aynı, okunuşu farklı.
İki gözlük
Kelimeyi seçin. Bir öğrenci “kendi namına” gözlüğüyle, başka bir öğrenci “Sâni’i namına” gözlüğüyle aynı kelime hakkında tek cümle kursun. Sınıf iki cümleyi karşılaştırsın.
yağmur
Cümle eşyada bitiyor. Arkasında bir fâil aranmıyor.
Cümlede bir fâil, bir gönderen, bir vazife bulunmalı. Yoksa hâlâ ismîdir.
Öğretmen notu
Harfî cümleyi siz kurmayın, öğrenci kursun. Cümle geldiğinde tek bir şey sorun: “Bu cümlede fiili kim yapıyor?” Fâil yoksa cümle henüz harfî olmamıştır, sadece güzel bir cümledir.
Hastalık ve ayrılık kelimelerinde dikkatli olun. Sınıfta yakın zamanda kayıp yaşamış ya da hasta bir yakını olan öğrenci olabilir. Bu iki kelimeyi zorunlu tutmayın; kimseden kendi hayatı üzerinden cümle kurmasını istemeyin, genel konuşulsun. Bir öğrencinin zorlandığını fark ederseniz kelimeyi geçin ve dersten sonra sakin bir şekilde ilgilenin; gerekirse rehberlik servisine yönlendirin.
Metinden dayanak bulunan kelimelerde dayanak cümlesi yukarıda görünür. Dayanağı olmayan kelimelerde öğrenci kendi cümlesini kursun; siz hazır cümle vermeyin.
Hayata indirme
Kapanış soruları ve tefekkür ödevi. Herkes yazar; okumak gönüllüdür.
Bugün hangi olayı yanlış gözlükle okuduğunuzu fark ettiniz?
Yarın hangi olaya harfî gözlükle bakacaksınız?
Tefekkür ödevi
Defterinize iki sütun çizin — Olay ve Olayın manası — ve kendi hayatınızdan bir olayı her iki sütunda yazın.
Gelecek ders
4. Ders — Üçüncü Söz: iki yol temsili, kulluk ve özgürlük. 2. ünite burada başlıyor: Hakikatten Hayata.
Öğretmen notu
Kapanış cümleleri not verilerek değerlendirilmez; kâğıtlar öğrencinin kendisinde kalır.
Tefekkür ödevinin iki sütunu, gelecek derste “iki yol” temsiline doğrudan zemin hazırlar. Ödevi toplamayı değil, gelecek derste hatırlatmayı planlayın.
Metin: Bedîüzzaman Said Nursî, Sözler — İkinci Söz. Metin sadeleştirilmeden verilmiştir; kelimelere dokununca çıkan açıklamalar yalnızca sözlük karşılığıdır, metnin parçası değildir.
Ders planı: Küçük Sözler Atölyesi, 1. Ünite — Temsilden Hakikate, 3. Ders (40 dk).
Kodlar: SDB3 Esneklik; SDB2 Sosyal farkındalık · D12 Sabır, D15 Sevgi · OB1 Bilgi Okuryazarlığı.
Materyal: Küçük Sözler kitabı, fiş kartları, iki renkli karton gözlük.